ilham veren yolculuk...

Duygu Manzarası | Elif Kozan

Alternatif sahnenin dikkat çeken isimlerinden Elif Kozan; elektronik altyapıları duygusal bir atmosferle harmanlayan, dinleyicide iz bırakan şarkılarıyla tanınıyor. Müziğe üniversite yıllarında klasik koro çalışmaları ile başlayan Elif, bugün kendi söz ve besteleriyle özgün bir dünya kuruyor. Üretiminde hem bireysel hikâyelerden hem de toplumsal temalardan besleniyor ve son dönemde yayımladığı teklilerle bu çizgisini daha da belirginleştiriyor. Onun müziğinde yalnızca bir ses değil, bir duygu manzarası var; her şarkı, hem kendi iç yolculuğunu hem de dinleyicinin duygularını yansıtıyor.

Bu dünyayı daha yakından tanımak için Elif’le sohbetimiz için keyifli okumalar.

  1. Bir şarkı sende genellikle nasıl filizleniyor? Bir görüntüden mi, bir kelimeden mi, yoksa bir duygudan mı başlıyor?

Bunun benim için genel bi cevabı yok aslında. Şarkıdan şarkıya hep değişiklik gösterdi bu zamana kadar. Kimi zaman duyup çok içerlediğim bi kelimenin üstüne başladı kimi zaman da genel bi düşünce girdabından çıktı şarkı. Ama hep bi duygu yoğunluğundan filizlendi diyebilirim. Biz de ekip olarak güzelce sulayıp büyütüyoruz.

  1. Şarkılarında elektronik altyapılarla duygusal bir atmosfer var; bu harmoniyi kurarken aklına hep gelen bir an ya da kişi oluyor mu?

Kişi ya da an olarak tanımlayamam ama vokal dışında altyapıda duymak istediğim/aradığım his süzülmek(İlk şarkımdan da anlaşılacağı gibi). Bir boşluktan bir boşluğa!

  1. Hiç kendi hikâyenden çıkıp dinleyicinin hikâyesine dönüşen bir şarkın oldu mu? O hissi nasıl tarif edersin?

Kelebekleri tamamen kendi hayatımdan yola çıkan bi hisle yazmıştım ama benden çıkıp o kadar bambaşka ve güzel hikayelere geçtiğini gördüm ki köklenmiş ve dönüşmüş hissediyorum o yüzden. Hatta bu şarkıyla tanışan hiç tanımadığım bi çiftin hikayesini dinledim geçenlerde ve bu benim için çok tarif edilemez bi duygu oldu

  1. Üretim sürecinde ya da sahnede “kadın sanatçı” olmanın seni en çok zorlayan ve en özgürleştiren tarafı ne?

Doğru kelimeleri kullanarak tarif etmeye çalışacağım. Üretim sürecinde değil ama sahnede benim için kadın sanatçı olmanın en zorlayıcı kısmı “kaygı”. Her sahneye başka bir enerjiyle başka bir güçle çıkarken öğrenilmiş duygulardan ve önyargılardan kaçmak zorlayıcı olabiliyor. Giyimim, hareketlerim, mimiklerim her şeyimle gözler önündeyken ahlakçılıktan, ayrımcılıktan, metalaşmaktan uzakta tutmaya çalışıyorum zihnimi. Gözlerimi çok kapatırım ve orda şarkıdaki duygumla baş başa kalınca işte o zaman özgür oluyorum.

  1. Bugünlerde kendini en yaratıcı hissettiğin yer neresi?

Tam uykuya o geçiş anında beynim benimle savaş veriyor. Eğer o savaşı kazanabilirsem oturup hayal ettiklerimi, ilhamımı değerlendirebiliyorum. Çoğu zaman kaybediyorum tabii, iyi uykular 🙁

  1. Kendi içsel yolculuğunu en çok hangi şarkında duyduğumuzu düşünüyorsun?

Süzülür benim için duygusal anlamda çok ayrı bi yerde, çocukluğumu kırılganlığımı ve çaresizliğimi orda yansıtabildiğimi düşünüyorum ve cevapların da yine kendi içimde olduğunu fark ediyorum şarkıda. Evet sanırım süzülür benim içsel yolculuğum, umarım herkes de kendi yolundan parçalar buluyordur Süzülür’de.

  1. Şarkılarını bir renk paletiyle tarif etsen, en baskın renk hangisi olurdu?

Keşke en sevdiğim rengi hayal edebilseydim bu soruya cevap ararken ama gözlerimi kapattığımda daha yoğun olarak maviler lilalar belirdi gözümde. Hayatın içindeki tüm renklere bayılan ve renklerin tamamını yaşantımda kullanmaya çalışan, bundan büyük keyif alan biriyim. Şarkılarımın görsel planlamasını yaparken de bendeki hissiyatın hangi renk olduğunu hep düşünürüm o yüzden bu soru çok hoşuma gitti, teşekkür ederim.

  1. Sahnede ya da stüdyoda seni tamamen “başka bir kimliğe” sokan küçük bir ritüelin var mı?

Sahne öncesi illa ki bir gerginlik yaşıyorum. Beni rahatlatan ve gerçekten sahnede bambaşka bi enerjiye geçmemi sağlayan en önemli şey ekip olarak birbirimize bakıp “biz bunu yaparken eğleniyoruz”u hissettirmemiz. Ordan sonra da dinleyiciyle bu enerji akışı beni alıp bambaşka yerlere götürmüş oluyor. Hele ki sahnedeyken insanlarla göz göze gelip küçük iletişimler kurmak… Aşktır.

  1. Bir günlüğüne sahneden değil de dinleyici sırasından kendini izleme şansın olsa, hangi şarkında göz göze gelmek isterdin?

Henüz yayınlanmasa da kalbimde tahtını çoktan kurmuş olan “Benim Olan Beni Bulur”u dinlerken göz göze gelip derinden hissetmek isterdim. Çok hisli çok derinden bi şarkı; iletişiminin çok kuvvetli olduğuna inanıyorum. Demo kaydımızı dinleyip üstüne çok düşüncelere daldığım günler oldu. (Bu şarkıyı yazan Emircan Fidan’a binlerce teşekkür! Ben yazsam bu kadar içinde kendimi bulamayabilirdim belki de. Öyle bi şarkı!)

  1. Genç kadın müzisyenlere özellikle ne söylemek isterdin? Senin yolunda en çok işe yarayan cesaret cümlesi neydi?

Hayatın kendi başına bi anlamı var mı yok mu diye düşünmekten önce kendi anlamını yaratmanın daha kıymetli olduğunu düşünüyorum. Kendi hikayeni yazarken attığın her adım için önce kendini takdir et, asıl güç orda. Benim cesaret cümlem olmadı ama hayatın bi anda bitebildiği gerçeğiyle yüzleşmek hayallerim için daha sabırsız bi hale soktu beni. Tutkularımızın peşine düşebilme cesaretimize minnet duyuyorum.

Leave A Comment